Avrupa Konseyi, sağlıklı bir nesil için çocukların 30 dakikadan az olmamak şartıyla haftada 3-4 kez düzenli spor yapmasını istiyor…

Fiziksel aktivite azlığı çocuklarımız için de çağımızın en büyük problemlerinden biri. Hareketsizlik çocuklarda obezite, diyabet ve dikkat problemlerinin en önemli risk faktörü. Çocukluk çağında başlayan kronik hastalıklar yetişkinlik dönemini de etkiliyor.

Avrupa Konseyi, çocukların da yakın takipçisi. 1987 yılında Eurofit Bedensel Yetenek Testleri ile ilgili kararı yayınlayan Avrupa Konseyi, 31 yıldan bu yana çocukların sporla olan ilişkilerini izliyor.

Çocuklar hangi yaşta spor yapmalı?

Beden yeteneğinin sadece spor ve beden eğitimi için değil, sağlık ve iyi bir sağlık durumu için gerekli olduğunu, sporla kişinin kendini tanımasına, beden kondisyonu kazanmasına olanak vermek, sosyal gelişimin desteklenmesi ve ortak dil oluşturmak amacıyla Eurofit Testleri’ni geliştiren Konsey, Eurofit’te belirli yaştaki çocuklar için uygun olan aktivite sporlarını şöyle sıralıyor:

“2- 5 yaş arası çocuklar fırlatma, yakalama, koşma, sıçrama; 6-9 yaş arası çocuklar belli mesafeye fırlatmak, bir topa vurmak, sporun temel hareketlerine geçiş, 10-12 yaş arası çocuklar basketbol futbol gibi sporları içeren kompleks motor becerileri kapsayan spora yönlendirilmelidir. Spora aktif katılım en az 30 dakika ve haftada 3-4 kez düzenli olarak önerilmektedir.”

Her 5 çocuktan 4’ü hareketsiz…

Ne yazık ki, televizyon karşısında ve bilgisayar başında geçirilen saatler, spor alanlarının ve parkların azlığı, ailede spor alışkanlığının olmayışı çocuklarımızı her geçen gün spordan ve fiziksel aktiviteden uzaklaştırıyor.

Oysa yapılan bilimsel çalışmalar, akademik başarı, kognitif (zihinsel) beceriler, beyin yapısı ve beyin fonksiyonlarının fiziksel aktivite ile bağlantılı olduğunu gösteriyor.

Son dönem içerisinde yapılan araştırmalarda, her 5 çocuktan 4’ü sağlık için gereken yeterli fiziksel aktiviteyi gerçekleştiremediği tespit edildi. Aktivite azlığının fiziksel sağlığı olumsuz yönde etkilediği birçok çalışma ile kanıtlanmış durumda. Bunun yanında aktivite azlığı çocuğun okul başarısını ve hayattaki başarısını da önemli derecede etkiliyor.

Çocuğunuz sporla kişilik kazanır…

Çocuğun ruhsal ve fiziksel açıdan sağlıklı olması, sporla doğrudan ilgilidir. Çocukların erken dönemde spora ve egzersiz yönlendirilmesi ile kassal kuvvet, esneklik, kassal endurans, vücut kompozisyonu ve kardiyovasküler endurans gelişir. Spora yeterli katılım güven ve başarı ile sonuçlanan becerilerin gelişmesini sağlar. Spor çocukların gelişimine yardımcı olur. Spor yapan ve bir takımla çalışan çocuklar kendi değerini fark eder. Kendine güvenen, bağımsız, kendini kontrol edebilen bir kişilik kazanmasını sağlar. Hedef belirleme ve bu hedefleri başarıyla gerçekleştirme konusunda bilgi ve beceri kazandırır. Bir takımın parçası olan çocuğun sorumluluk duygusu gelişir. Liderlik, doğru ve hızlı karar verme, olayları çözümleyebilme özellikleri gelişir. Stresin ve gerginliğin azalmasını sağlar. Sosyalleşir. Grup çalışmasına yatkın hale gelir.

Çocuklarda fiziksel aktivite 12 yaşında en yüksek düzeye ulaşır. Okuldan sonra sportif yaşam tarzını yakalama oranı çok düşüktür. Sporun bir yaşam biçimi haline getirilmesi 06-12 yaşları arasında alınan kararlar ve disiplinle mümkün oluyor.